Doğruluk sonsuzluğun güneşidir. - Blogcu


Anasayfa | Rss | E-Mail

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

2/7/2009

Evden yüksek lisans eğitimi başlıyor

http://www.resimland.com/data/media/1753/www.resimland.net_karadeniz_uni1.jpg

Gazi Üniversitesi bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Çalışanlar, ev hanımları, engelliler için 'Bilişim Sistemleri Uzaktan Eğitim Tezsiz Yüksek Lisans programını' başlatıyor.

Gazi Üniversitesi, örgün öğretime alternatif olarak üniversitelerde uygulanmaya başlanan ve mesai saatleri içinde çalışmak zorunda olanların, ev hanımları ve engellilerin de yararlanabildiği, "Uzaktan Eğitim" faaliyetlerine, Bilişim Sistemleri Uzaktan Eğitim Tezsiz Yüksek Lisans programını da dâhil etti.

Üniversite, programa 2009-2010 öğretim yılı Güz döneminde yeni öğrenciler almaya hazırlanırken, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Halim Soncul daha farklı konulardaki Yüksek lisans programlarının da açılması için çalışmalarına devam edildiğini bildirdi.

Prof. Dr. Soncul, örgün eğitim ile yüksek lisans yapma fırsatını yakalayamamış olanlar tarafından tercih edilen "uzaktan eğitim yüksek lisans programı"ndaki öğrencilerin derslerini, 7 gün 24 saat açık olan Öğrenim Yönetim Sistemi üzerinden takip edebildiklerini belirterek, "Bu programda öğrenciler ders içeriklerini kendi çalışma takvimlerine göre takip edebilecek ve haftalık sesli ve görüntülü sohbetler ile öğretim elemanları ve sınıf arkadaşları ile sanal ortamda bir araya gelebileceklerdir. Dersleri metin, grafik, animasyon, video ve ses desteği ile alabilecek olan öğrenciler, öğretim elemanları ve sınıf arkadaşları ile gerek mesaj gerekse forum ve sohbet ortamları sayesinde sürekli iletişim halinde bulunabileceklerdir" dedi.

Programa katılmak isteyen öğrenciler, Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsü web sayfalarından detaylı bilgi edinerek, ön-kayıt yaptırabiliyorlar.

2/7/2009

Memura Zam Verildi! Ya Kesilen Miktar!

http://1.bp.blogspot.com/_069-AKd8mMY/SXWKPlADGfI/AAAAAAAABRQ/aZRcIva-CTc/s320/70+bin+memur+al%C4%B1m%C4%B1.jpg
Yüzde 4,5'lik zam, aile ve çocuk yardımındaki artışla birlikte memur maaşlarına 50 - 60 TL civarında artış sağlamıştır.

Bağımsız Eğitimciler Sendikasından Açıklama...

Memur ve sözleşmeli maaşlarına, 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere verilen yüzde 4,5 oranında artışı 'sadaka gibi zam' olarak gördüklerini söyleyen Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Yüzde 4,5'lik zam, aile ve çocuk yardımındaki artışla birlikte memur maaşlarına 50 - 60 TL civarında artış sağlamıştır. Bugüne kadar Hükümet tarafından ekonomik alanda çizilen pembe tabloların sanal olduğu, memura verilen sadaka gibi zam ile ortaya çıkmış bulunmaktadır, dedi.

 Hükümetin verdiği yüzde 4,5'lik zammın, halk arasında sadaka gibi görüldüğünü ve komik bulunduğunu söyleyen BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Artık kamu çalışanları hükümetten umudunu kesmiştir. Memurların, hükümetin enflasyon rakamlarının hesaplanması yöntemine yönelik endişeleri artmaktadır. Hükümet, enflasyon sepetindeki yansımaları mal gruplarına göre belirlediğinden, vatandaşın piyasada yaşadığı enflasyon sürekli olarak düşük hesaplanmaktadır. Bu nedenle memurlar, emekliler, dar ve sabit gelirliler reel enflasyon baskısı altında ezilmektedir, dedi.

 Memurların yapılan zamdan büyük hoşnutsuzluk duyduklarını ve hükümetten acilen iyileştirme beklediğini vurgulayan Gürkan Avcı, "Giderek eriyen alım gücü ve gerçekçi olmayan maaş artışları nedeniyle sağlıklı beslenemeyen ve gelirlerinin büyük bölümünü sağlık, ısınma, beslenme ve kira gibi zorunlu ve vazgeçilmek giderlerine harcayan kamu çalışanları, Temmuz ayı itibariyle gelir vergisi payının artması nedeniyle kaşıkla verilen zamlarını, kepçeyle vergi adı altında geri ödeyeceklerdir, dedi.

 Hükümet`in memura reva gördüğü zammın yaklaşan Ramazan ayının sadakası gibi algılandığını kaydeden BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Sonuçta dağ fare doğurdu. Memura verilecek zam yüzde 4,5 yani azami 60 TL. Bu tutar hükümetin memura reva gördüğü ramazan sadakası. Kadrolaşmanın, işe son vermenin, baskının, haksız tayin ve terfilerin, sürgünlerin yaşandığı tüm olumsuzluklara bir de sadakavari zam eklendi. Yaşanan küresel kriz ve ekonomik sıkıntılardan kamu görevlileri, geçim sıkıntısı içinde inim inim inlerken, hükümetin matematik oyununa ve hesap cambazlığına dayandırdığı bu uygulamayı terk ederek, memur maaşlarını insanca yaşanabilecek seviyeye çıkarmasını bekliyoruz. Hükümet memur aylıklarını enflasyona endeksli yüzdeli rakamlarla değil, seyyanen zamlarla artırmalıdır, dedi.

 2009 yılı boyunca elektriğe, şebeke suyuna, temel gıda maddelerine ve doğal gaza yapılan fahiş oranlardaki zamlar yüzünden kamu çalışanlarının, yüzde 40'dan fazla gelir kaybına uğradıklarını savunarak, memurlara yüzde 4,5'lik zam verilmesini "trajikomik" bulduklarını söyleyen Gürkan Avcı, hükümeti maaş oranlarını açıklarken "gerçek dışı beyanda" bulunmakla da suçladı. Avcı şöyle kaydetti; "Hükümetin basına servis ettiği zamlı maaş oranları hatalı olması yanı sıra Temmuz ayında yüzde 15'den yüzde 20'ye çıkacak olan gelir vergisi nedeniyle maaşlar artmak bir tarafa, düşüş gösterecektir. Öte yandan hükümetin açıkladığı zamlı memur maaşları külliyen gerçekdışı ve saptırılmış rakamla ifade edilmektedir. Hükümet her kamu görevlisini, aile yardımı yanında, 2 çocuk yardımı alan, maaşından devlet tarafından hiç bir zorunlu kesinti yapılmayan ve vergi geliri artışı uygulanmamış maaşlar olarak göstermeye çalışmaktadır. Hükümet bu konuda da matematik oyununa ve hesap cambazlığına başvurmuştur "

23/6/2009

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Örnek Olay Yöntemi Seminer Çalışması

ÖRNEK OLAY YÖNTEMİ

Örnek olay metodu, belirli bir öğretim konusu ile ilgili gerçek hayatta karşılaşılan problemlerin sınıf ortamında neden, nasıl ve sonuç ilişkisine göre incelenerek çözümlenmesi yoluyla öğrencilerin o konu ile ilgili bilgi, beceri ve tutum kazanmasını sağlamak ve benzer olaylar karşısında daha hızlı ve etkin çözüm yolları bulmalarına yardımcı olmak için kullanılır. Bu yöntem daha çok kavrama ve üstündeki bilişsel davranışların kazandırılmasında kullanılır.

Bu metottan etkili olarak yararlana bilmek için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

Bu yöntemin kullanılabileceği uygun bir problem durumu belirlenmelidir.

Problemin ve örnek durumun sınıf içerisinde uygulanması esnasında görev alacak öğrenciler ve bunların görevleri çok iyi bir şekilde planlanmalı ve hazırlanmalı

Örnek olaydaki temel problem ve ayrıntılar iyi tespit edilmiş olmalıdır.

Örnek olayla ilgili öğrencilere ön bilgiler verilmeli; bu amaçla olay yazılı bir rapor haline getirilerek öğrencilere dağıtılmalı ya da filme alınarak gösterilmelidir. Olay sınıf önünde dramatizede edilebilir.

Örnek olayla ilgili grup tartışmasını yönlendirmek; olayın nedeni, oluş şekli ve sonuçları hakkında yorumları ortaya çıkarmak ve amaca uygun ilkeleri belirtmek amacıyla gruba yöneltilecek sorular önceden hazırlanmalı ve bunların ne zaman sorulacağı belirlenmelidir.

Tartışmalardan çıkarılacak ilke ve sonuçlar ile üzerinde görüş birliği sağlanan öneriler yazı tahtasına yazılmalıdır.

Olayların incelenmesinden çıkartılan ilke ve sonuçlardan benzer olaylarda nasıl yararlanılabileceği tartışılarak açıklığa kavuşturulmalıdır.

Örnek olay incelenmesi öğrencilerin problemli bir olaya aktif olarak katılmalarını gerektiren bir yöntemdir. Sorunlu olay gerçek ya da hayali olabilir. Olayı anlatan gerekli verileri kapsayan rapor üzerinde çalışan öğrenciler olayı öğrenir, verileri analiz eder, sorunu değerlendirirler. Tartışarak olyı nedenlerine ya da çözümüne ilişkin teklifler getirirler.

Her konu alanı ve içerikteki olay, uygulama ve problemler örnek olay biçiminde sınıfa getirilebilir. Bu konu “fen bilgisi dersinde çevrenin korunması”, “sosyal bilgiler dersinde “demokratik düşünce ve davranış”, türkçe dersinde ise “günlük konuşmalarımızda yaptığımız iletişim ve dilbilgisi hataları” gibi farklı alanları içerebilir. Öğrenciler tartışarak öğrenme imkanına kavuştukları için bu metottan oldukça hoşlanmaktadırlar. Örnek olayın konusu öğretmen ve öğrenciler tarafından birlikte belirlenebilir. Öğretmen örnek olayları ya hazır olarak alabilir; ya da kendisi hedef- davranışlar, konu ve öğrenci düzeyine uygun olarak hazırlaya bilir. Dersin içeriği ve hedef davranışlarla ilişkili olmak kaydıyla öğretmenler gazete, dergi, televizyon, bilimsel kitaplar, bibliyografiler, filmler ya da gerçek yaşamdan örnek durumları örnek olay olarak sınıfa getirebilirler. Çeşitli kamu ve özel kuruluşlarının kütüphaneleri ve kayıtları da bu yöntemin uygulanması açısından zengin materyaller bulundurmaktadır. Ayrıca milli eğitim bakanlığına bağlı FRTM merkezinde bu yöntemle ilgili örnek film ve teyp kasetleri bulunmaktadır. Bilgisayar teknolojinin gelişimiyle birlikte hemen hemen tüm derslere ilişkin örnek CD,DVD ve multimedya programları örnek olay yönteminin kullanılmasına zengin ve çok çeşitli olanaklar sağlamaktadır. Çoklu ortam, kişisel bilgisayar ortamında ses, görüntü ve animasyonu bir arada kullanmayı sağlayan yeni medya türlerini hizmetimize sunan bir teknoloji platformudur.

Eğer örnek olay öğretmen tarafından hazırlanacak ya da yazılacaksa şu noktalara dikkat edilmelidir:

Örnek olay gerçek mi

Örnek olay anlamlı mı

Örnek olay orijinal mi

Örnek olay kendi içerisinde mantıklı ve bütünlük taşıyor mu

Örnek olay öğrenme ilkelerine göre düzenlenmiş mi .

Bununla birlikte örnek durumun dersin hedef- davranışları ve konularla ilişkili olması önemlidir.

Örnek Olay Yönteminin Faydaları

Öğrenciler, farklı problemlerin çözümüne ilişkin başkalarının ya da otorite figürlerinin açıklamaları yerine kendileri gerçek yaşamın problemleri ile yüz yüze gelirler.

Öğrenciler belli bir sorunla ilgilendikleri için ilgi, güdü ve dikkatleri genellikle yüksektir.

Öğrenciler ders kitabı dışındaki içerik ve materyallerden de yararlanma imkanı bulmuş olur.

Tüm öğrencilerin tartışmalara katılası sağlanır.

Problem çözme becerisi ve alışkanlığı geliştirilir.

Üst düzeyli hedef davranışlar öğrencilere kazandırıldığından, öğrencilerde kavrama, analiz, sentez ve değerlendirme becerisi daha iyi gelişir.

Öğrenciler diğer öğrenci arkadaşları ile sürekli bir iletişim içersinde bulunmalarından dolayı farklı görüş ve düşüncelere saygı duyma alışkanlığı kazanırlar.

Etkili dinleme ve karar verme becerisi geliştirir.

Öğrencilere diğer öğrencilerle çalışma imkanı sağlanır.

Örnek Olay Yönteminin Sınırlılıkları

Yöntemin çok iyi planlanması gerekir.

Öğrenciler yeterli düzeyde bilgi, beceri ve ön bilgilere sahip değilse yöntemin öğrenme-öğretme hedeflerini gerçekleştirmesi mümkün değildir.

Uzun zaman alır.

Öğrencilerin ve öğretmenin yapacağı etkinliklerin önceden çok iyi hazırlanması ve planlanması gerekir.

Kalabalık sınıflarda uygulanması zordur.

İncelenmesi düşünülen olaya tam olarak uyan bir örnek olay yamak bazen güç olabilir.

Yöntemin uygulanması esnasında bazı öğrenciler başat bazıları da çekinik durabilirler. Öğrencilerin bazıları bu tür etkinliklere katılmak istemeyebilir.

Sınıfı kontrol etmede, tartışmaları yönetmede ve değerlendirmede zorlukla karşılaşılabilir.

Örnek Olay Yönteminin Kullanılması

Dersin hedef-davranışlarına ve öğrencilerin seviyelerine, olgunluk düzeylerine uygun bir örnek olay oluşturunuz.

Öğrencilerin örnek olaylar üzerinde daha bilinçli ve etkili çalışmalarını sağlamak için yönteme ısındırma etkinlikleri ekleyin

Örnek olayı, süreçte görev alacak öğrencileri ve bunların rollerini açık bir biçimde hazırlayınız gerekirse yazınız. Eğer öğretmen gerçek bir olayın sınıfında tartışılmasını istiyorsa yer zaman ve kişi isimlerini değiştirmeyi unutmamalıdır.

Olayın dersin amaçları yönünde ve öğrencilerin konudan uzaklaşmadan tartışmalarını sağlayacak ipuçları ve sorular hazırlayınız.

Olaya ilişkin gerekli materyallerin ve kaynakları öğrencilerle birlikte hazırlayınız.

Örnek olayın tüm aşamalarında nelerin ne kadar süre ile nasıl uygulanacağını planlayınız.

Örnek olay etkinliğinin amacına ulaşıp ulaşmadığını sürekli kontrol ediniz. Bu konuda sorular yardımıyla öğrencilerden dönüt alınız.

Öğrencilerin bu etkinlikten yararlanabilmeleri için olayı iyice anladıklarından emin olun.

Öğrencilerin yanlış yorumlama ve kavramalarını önlemek için yerinde ipuçları veriniz ve düzeltmeler yapınız.

Örnek olay ve konular hakkında öğrencilerin görüşlerine yer veriniz.

Bu yöntemi daha etkili ve zengin kılmak için, öğrenci merkezli yöntem ve tekniklerin örneğin; soru-cevap, demonstrasyon v.b kullanılmasını sağlayınız.

Örnek

Hazırlayan ve uygulayan:

3 yaşında bir çocuk kaçırıldı.

Gazetelerde sık sık bu tür haberlere rastlamaktayız. Bu küçücük çocukların kaçırılması ya ailesinin varlıklı olması yada sapık hasta ruhlu bir insanın bu zavallı yavrucaktan kötü bir şekilde faydalanmak istemiş olmasıdır. Bu şekilde bir çocuğun kaçırılma olayı genellikle sokakta oynarken oluşmaktadır. Kötü niyetli insan, saf olan çocuğa ya tanımadığı bir akrabasıymış gibi yada herhangi bir yiyecek maddesi ile sempatik şekilde yaklaşarak emeline ulaşmaktadır. İşte bu olayı anlatarak sınıfta örnek olay şeklinde işleyeceğiz.

1-Öncelikle küçük bir çocuğun tanımadığı biri tarafında çikolata ile kaçırıldığı anlatılmalı,

2-Bu çocuğun ailesinden ve sıcak yuvasından uzun zaman ayrı kaldığı, aç bırakıldığı, soğuk yerde yatırıldığı ve çok korktuğu anlatılmalı

3-Anne ve babasının ondan ayrı olduğu zamanlarda onun için ne kadar çok korktukları ve ağladıkları anlatılmalı,

4-Polislerle birlikte ailesinin onu kurtarmak için çabaladıkları ve uzun zamanın sonunda onu kurtardıkları

5-Ama bu süre zarfında çocuğun hasta olduğunu ve kurtarıldıktan sonra önce hastaneye gitmek zorunda kaldığı anlatılmalıdır.

6-Sınıftaki çocuklarla rol dağılımı yapılarak bu olay canlandırılabilir.

7-Son olarak oyun sonunda sınıftaki öğrencilere tanımadığımız birilerinden yiyecek, oyuncak gibi şeyleri almamamız gerektiği açıklanmalı.

8-Tanımadığımız birileriyle hiçbir yere gitmememiz gerektiği açıklanmalı, anne ve babamızın

sözünden çıkmamamız gerektiği sıkı sıkı tembihlenmelidir.

23/6/2009

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Öğretim Yöntem ve Teknikleri Seminer Çalışması

ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ.................

1. ANLATIM ( SUNUŞ ) METODU
   
   Eğitim tarihinde ve günümüzde en yaygın ve en çok kullanılan, ve aynı zamanda "en eski" niteliğini de taşıyabilecek bir öğretim metodudur. Dolayısıyla, geleneksel bir metottur. Bu metot, sözlü anlatım gerektiren hemen bütün eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullanılmaktadır.
   
Bilgi düzeyindeki davranışların kazandırılmasında çok etkili olan bu metot, aynı anda çok sayıda kişiye hitap edilebilmesi dolayısıyla da avantajlıdır. Ancak bu metodun iyi kullanılabilmesi, öğretmenin kişiliğine, bilgisine, ses tonuna, konuşma gücüne (konuşma temposu, melodisi, telaffuzu, süre ayarlama), diyalektik metodu iyi kullanmasına, jest ve mimiklerine bağlıdır. Bu metotla ders anlatılırken drama tekniği, tasvir, açıklama ve hikâye gayet ustalıkla kullanılmalıdır.

Anlatım metodunun eksikleri ve kusurlu yönleri:

   Anlatmaü yöntemi daha çok işitme organını kullanmaktadır. Oysa eğitimde ne kadar çok duyu organı kullanılırsa o kadar iyi olur. Görmeye dayalı bilgilerin ve psikomotor davranışların bu metotla öğretilmesi çok zordur.
   Öğrenci derse aktif olarak katılmadığı için dersiü dinlemeyebilir, öğrenme sorumluluğundan kaçabilir. Yarım yamalak dinlenilen bir derste de bilgiler tam olarak özümsenemez ve kısa zamanda unutulur.
   Eğer öğretmen; bilgisi, ses tonu,ü vurgulamaları, kullanacağı çeşitli tekniklerle dersi dinlenilebilir bir hale getirmezse, öğrenciler kısa zamanda sıkılır, motivasyonları düşer ve dersten koparlar.
   Büyük ölçüde kitabî bilgilereü dayandığından, öğrencileri araştırma ve inceleme yapma yerine, kalıp bilgileri ezberlemeye sevk eder.
   Öğrencilerle sağlıklı iletişimü kurulamıyorsa, dersin anlaşılıp anlaşılmadığını ortaya koyacak geri bildirimler (feedback) alınamaz ve ders kontrolü zayıflar.

Anlatım metodunun iyi yönleri:
   Anlatım yoluyla ders verme metodu ekonomiktir.ü
   Her türlü bilgi, gözlem, araştırma ve inceleme bu yolla öğrencilere aktarılabilir.ü
   Enü esnek metotlardan biridir. Her derse, her türlü dinleyici grubuna, her mekâna ve zamana kolaylıkla uydurulabilir. Küçük gruplarla yapıldığında gerektiğinde bir sohbet tekniğine dönüştürülebilir. Grup büyüklüğü 50-60'ı geçince de konferans tekniği ile ders yapılabilir.
   Diğer bütün metotlarla birlikte kullanılabilir.ü
   Dinleyerek öğrenmeye daha yatkın olan kişiler için en verimli öğrenme metodudur.ü
2. SORU – CEVAP METODU
 Soru-cevap metodu, başka metotların içinde ara sıra kullanılan soru-cevap tekniğinden ayrı; dersi baştan sona soru-cevap tarzında işleme demektir. Soru-cevap yönteminin uygulaması genellikle tartışma ve yoklama (sınav) şeklinde olmaktadır. Burada diyalogdan ziyade, çok kişi arasında belli bir konuda sistemli bir fikir alışverişi söz konusudur. Tartışmayı, bilgili ve gruba hakim olacak şekilde yetkili bir kişinin yönetmesi gerekir.

Soru-cevap yönteminin faydaları:
   Öğrencininü başkalarını dinlemesini; bunlara karşı kendi fikirlerini üretme ve bunu nazik, mantıklı, etkili bir tarzda söylemesini sağlar.
   Öğrencinin derse aktif olarak katılmasını sağlar.ü
   Öğrenciyi güdüler, sosyalleştirir; ona öğrendiklerini uygulama ve yorumlama imkânı verir.ü
   Öğrencinin hatırlama, yargılama, değerlendirme, karar verme ve yaratıcı düşünmesini sağlar.ü
   Öğrenci,ü kendisine de her an soru sorulabileceği veya söz düşeceği ihtimali ile dersi veya tartışmayı dikkatle izleme disiplinine alışır. Öğrencinin derse ilgisini arttırır.
Soru – cevap  metodunun kusurlu yönleri:
   Sorulara cevap veremeyen öğrencinin kendine güveni azalır. Zamanla öğrenci bildiği konularda bile konuşmamaya başlar.ü
   Eğer sınıftan sürekli yanlış cevaplar gelir veya hiç cevap gelmezse, öğretmenin de kendine güveni azalır.ü
   Sorular iyi ifade edilemez ise, anlaşılmaz, kasıtlı ve yönlendirici olursa öğrencinin serbest düşünmesi engellenmiş olur.ü
    Konunun çok fazla dağıtılması, dersin "kaynatılması" ve dolayısıyla yazýlýmın yetiştirilememesi durumuna yol açabilir.ü

3. TARTIŞMA METODU
   Tartışma, iki ve/veya çok kimsenin herhangi bir konuyu karşılıklı konuşarak, birbirini dinleyerek, eleştirerek, gerektiğinde sorular sorarak incelemesine dayanan bir öğretim yöntemidir.
Tartışmanın soru-cevap metodundan farkı, soru-cevap metodunda öğretmen ile öğrenci arasında sınırlı konularda ve kısa süreli bir bilgi aktarımı olurken, tartışmada çok daha geniş katılımla eşit düzeydeki kişilerin belli konuları geniş olarak konuşması söz konusudur. Bu açıdan tartışma metodu soru-cevaptan daha hür ve kapsamlıdır. Karşılıklı açıklamalar, çözüm önerileri v.s. ile daha eğitseldir. Tartışma metodunda soru-cevap gene vardır, ama değişik bir tarzda. Buradaki soruların da -aynı soru-cevap metodunda olduğu gibi- çook iyi bir şekilde ortaya konması ve cevapların da net ve güzel olması sağlanmalıdır.
Tartışma metodunun faydaları :
   Çocukları,ü daha sonra yetişkin birer üye olarak katılacakları demokratik toplumun tartışmalarına hazırlar. Katılanlara, tartışma sanatını öğretir.
   Çocuklarıü karşıt düşünceleri tahammül ve hoşgörü ile karşılamaya alıştırır. Bu arada çocukların eleştiri yapma ve eleştirileri hoşgörü ile karşılama yetenekleri de gelişir. Öğrenci kendini kontrol etmeyi, disiplinli davranmayı öğrenir.
   Kendi haklarını nazik bir şekilde savunmayıü öğretir. Kişilere, haklı oldukları konularda bile kırıcı olmamayı, nazik olmayı öğretir. Tartışma grupları içinde öğrenciler aidiyet, arkadaşlık, dayanışma gibi yüksek sosyal duyguları öğrenir ve geliştirirler.
   Konuyu çözümleme, kavrama, yorumlama, problem çözme gibi noktalarda öğrencilere yardımcı olur.ü
Tartışma metodunun kusurlu yönleri:
Tartışma için herkesin birbirini görebileceği bir oturma düzeni gerekir. Bir yönetici bulunmalıdır ve tartışmaya katılanların seviyeleri birbirine en azından yakın olmalıdır; karşılıklı saygı ve nezaket elden bırakılmamalıdır.

4. PROBLEM ÇÖZME METODU
İnsan, hayatta karşılaşacağı problemleri soğukkanlı olarak karşılamalı; azim ve cesaretle, bilimsel metot ve teknikler kullanarak onları çözmeye çalışmalıdır. Bu nedenle okullarda, hemen her dersteki konular, problem çözme metoduna uygun olarak, problem çöze çözme anlatılmalı; öğrencilere problem çözme metot ve teknikleri öğretilmelidir.
Problem çözme metodu ile öğretim yaklaşımı, aslında bilimsel araştırma metotlarını işaret etmektedir. Burada John Dewey'nin "yapıcı ve yaratıcı düşünce" modeline göre, problem çözmede şu ana aşamalar esas olmalıdır.
Öğrenci, tabiattaki ve sosyal hayattaki problemleri algılayabilmelidir. Problemlerin farkına varmayan kişinin onun üzerinde düşünmesi ve çözümler üretmesi mümkün değildir. Öğrenciye, problemleri buldurma alıştırmaları yaptırmalıdır. Meselâ, trafikteki problemler, çevre kirlenmesi problemleri, öğrencilerin okuldaki problemleri, gençlik problemleri v.s. üzerinde sık sık taramalar yaptırılmalıdır.
Ortaya konan problemi bütün boyutları ile anlamaya çalışma. Öğrenci gerek teorik olarak kitaplardan ve kaynak kişilerden gerekse gözlem olarak çevreden, problem hakkında bilgi toplamalıdır. Problemi iyice anlamadan, sınırlandırma ve tanımlamasını yapmadan onun üzerinde çözüm üretemeyiz.
Sorun anlaşılıp tanımlandıktan sonra, problemi doğuran faktörler bulunmaya çalışılır. Problem neden kaynaklanmaktadır, hangi nedenler problemi ne kadar etkilemektedir? Bu konuda çeşitli hipotezler geliştirilir.
Bu hipotezlerin doğruluğu bilimsel araştırma yöntemleri ile test edilir. Problemin kaynağı olan faktörler tespit edildikten sonra, problemi çözebilecek bazı öneriler (çözüm yolları) geliştirilir. Bunların problemi ne kadar çözdüğü gene bilimsel tekniklerle ölçülmeye çalışılır. Bunun için, çözüm değişik örnek ve durumlar içinde yeniden değerlendirilir.
Öğretmenler, problem çözümünde yazılı kaynaklardan ve kaynak kişilerden yararlanma aşamalarını öğrenciye öğretirken, çözümü mutlaka buralarda aramamaları gerektiğini de öğretmelidirler. Çünkü her problemin kendisine has yönleri vardır. Bir yerdeki veya eski dönemlerdeki hazır reçetelerin, bu problemin çözümünde uygulanamayacağı veya tam uyumlu olmayacağı iyi anlatılmalıdır. Her problem kendi zamanı ve kendi şartları içinde ele alınmalıdır.
Problem çözme metodunun sakınca ve sınırlılıkları:
   Öğrenciler,ü bazı problemleri algılayacak veya doğru algılayacak olgunluğa erişememiş veya o tür şartlar içinde yaşamıyor olabilirler.
   Problemin çözümü için gerekli kaynaklar ve araç-gereç bulunmayabilir. Öğrencilere maddî bir takım külfetler yükleyebilir.ü
   Tabiatü ve fen bilgisi derslerinde kolay uygulanmasına rağmen, bazı derslerde uygulanması mümkün olmayabilir. Eğer doğru uygulanmazsa, çok ters sonuçlar verebilir.
   Bu metotta, öğrenmenin değerlendirilmesi zordur.ü

Problem çözme metodunun faydaları:
   Öğrenciler,ü ilerde karşılaşacakları problemleri, bilimsel metotla nasıl çözümleyebileceklerini öğrenirler. Problemleri nasıl algılayıp, onlar üzerinde nasıl düşüneceklerini (akıl yürütmeyi, en isabetli kararı seçmeyi, sebep-sonuç ilişkilerini düşünmeyi) bir alışkanlık olarak kazandırır. Öğrencileri, "zan"larıyla değil bilgileriyle hareket ettirmeye alıştırır.
   Öğrenmeye karşı ilgi ve istek uyandırır.ü Öğrenci eğer iyi çalışır ve sağlam bilgilere ulaşırsa, cesaretle bir takım önerilerde bulunur, hipotezler geliştirir.
   Öğrenci bir grup çalışmasına hazır hale gelir; yardımlaşma ve başkalarının görüşlerinden faydalanmayı öğrenir.ü
   Öğrencinin aktif olarak katıldığı, bilgi ve duygusal öğrenmenin bir arada olduğu bir öğretim metodudur.ü
   Öğrencilere kendine güven ve sorumluluk kazandırır. Öğrenciler plânlı ve düzenli çalışmaya alışırlar.ü

5. GEZİ – GÖZLEM METODU
Gözlem metodu, her çocukta var olan araştırmaya eğiliminin değerlendirilmesi olarak ortaya çıkmıştır. Eğitim-öğretimde gözlem, varlık ve olayların kendi tabiî ortamlarında plânlı ve amaçlı olarak incelenmesi demektir.
Gözlem metodu genelde eğitsel ders gezileri olarak da adlandırılır. Çünkü çoğu kez öğrencileri fabrika, müze, kütüphane, çeşitli devlet kurumları, dağ, orman, göl gibi yerlere götürerek oralarda doğrudan gözlem yaptırılarak bilgi toplanabilir. Bunun yanında gözlem sınıflarda da yapılabilir. Sınıfa getirilecek bir kuş, bir maden parçası, bir model, bir tablo, film vs. incelendikten sonra gözlem sonuçları alınabilir.
Öğretimde daha fazla duyuyu etkileyen metot daha iyi olduğuna göre, yapılacak gözlemlerin öğrencilerin daha fazla duyusuna hitap etmesi sağlanmalıdır. Bu itibarla -metodun adı gözlem olmasına rağmen- göz yanında başka duyularla da bilgi sağlanmaya çalışılmalı; göze, kulağa, koku almaya ve dokunmaya yönelik gözlemlere de önem vermelidir. Daha çok duyuyu etkileyen gözlemin, gözlemcilerin daha fazla ilgisini çektiği ve daha kalıcı öğrenme yaşantısı sağladığı bilinmelidir. En sağlam ve unutulmayan bilgilerin doğrudan doğruya nesnelerden ve olaylardan sağlandığı unutulmamalıdır. Gözlem yoluyla öğrenciler, olay ve nesneleri gerçek biçimleriyle doğru olarak öğrenirler.
Gözlem, öğretimi kitaba bağımlılıktan ve sınıf atmosferinden kurtarmakta, daha kalıcı yaşantılar sağlamaktadır. Gözleme katılan duyu organlarının fazlalığı nispetinde, öğrenme yaşantısının kalıcılık oranı da yüksek olacaktır.
Gözlem metodunun faydaları:
   Öğrencilerin kapalıü kapılar ardından, sınıfın sıkıcı havasından kurtuldukları için, sevinerek katıldıkları ve doğrudan bilgi ve tecrübeye ulaştıkları bir eğitim ortamıdır.
   Öğrencinin birçok duyu organı devreye sokulduğu için, daha sağlam ve kalıcı bilgiler oluşturulur.ü
   Kullanım alanı çok geniştir; hemen her derste gezi ve gözlem metodu ile işlenecek birçok konular bulunmaktadır.ü
Gözlem metodunun sınırlılıkları:
   Bazı yerlere yapılacak geziler için izin alma zorunluluğu vardır.ü
   Gezi sırasında güvenliğin sağlanması gereklidir.ü
   Öğrencilerinü gidiş gelişleri ve gözlemleri sırasında kargaşa çıkmaması için çok ayrıntılı bir organizasyonun yapılması gerekir.
   Gidiş gelişler zaman alır.ü

6. LABOARTUVAR ( DENEY )  METODU
Öğrencilerin bilgilerini gözlem ve deneyler yaparak kazandıkları, teorik bilgileri pratik olarak uyguladıkları bir metottur. Günümüzde fen derslerinin yanı sıra sosyal derslerde de kullanılmaya başlanan bu yöntem, öğrencilerin el becerilerini geliştirirken, bir yandan yapılacak işi idare kabiliyeti kazandırmakta, bir yandan da analiz, sentez ve gözlem becerilerini artırmaktadır.
Öğrencilerin öğretim konularını laboratuar veya özel donanımlı dersliklerde bireysel veya gruplar halinde gözlem, deney, yaparak-yaşayarak öğrenme ve gösteri gibi tekniklerle araştırarak öğrenmelerinde izledikleri yoldur.
Laboratuar metodunun faydaları:
   Öğrenci deneyin nasıl düzenleneceğini, neler yapılacağını ve deneyin nasıl sonuçlandığını görür.ü
   Öğrenci, bilgi elde etme sisteminin içinde yaşar.ü
   Bütün bu aşamalarda aktif olan öğrencidir.ü
   Duyulara hitap etmesi ve birçok duyunun kullanılmasını sağlaması öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır.ü
   Öğrenme kuvvetli ve etkili olur.ü
   Öğrenilenlerin unutulmaması ve gerektiğinde hemen uygulanabilmesi veya kullanılabilmesini kolaylaştırır.ü
   El becerilerini geliştirir.ü
   Araştırmayı teşvik eder.ü
   Öğrencileri aktif hale getirir.ü
   Bilimsel ilgi uyandırır.ü
   Yaratıcı düşünceyi geliştirir.ü
Laboratuar metodunun sakıncaları:
   Hem maddi hem de zamanın kullanımı açısından ekonomik değildir.ü
   Az sayıda öğrenciye çalışma imkânı verir.ü
   Bilgiye değil beceriye daha fazla ağırlık verir.ü
   Bazı durumlarda tehlikeli olabilir.ü

7. ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ METODU
"Case-work", "case-study", "case-method" da denilen bu metot, sık sık simülasyon oyunu, karar veya plan oyunu gibi teknikleri kullandığı için, bu tekniklerin adı ile de anılmaktadır.
Örnek olaylar görsel, yazılı birçok kaynaktan derlenebilir. Öğrenciler veya öğretmen, bir trafik kazasını, bir çevre sorununu, bir spor kavgasını veya dostluğunu, tıbbî veya hukukî bir olayı sözel olarak veya resim, film gibi tekniklerle sınıfa getirirler. Kısa bir sunumdan sonra öğrenciler bu konu hakkındaki fikirlerini, yani olayın nedenlerini, gelişimini ve mümkün sonuçlarını ortaya koyup tartışırlar. Seçilen olay iyi bir olay ise bunun geliştirilip yaygınlaştırılması yolları, kötü bir olay ise bunun engellenmesi ve düzeltilmesi yolları hep beraber ortaya konmaya çalışılır.
Hemen her alanda rahatlıkla uygulanabilecek ve verimli öğretim sonuçları alınabilecek bir metottur. Öğrenciler burada problem çözme tekniklerini, işbirliği içinde öğrenme, rol oynama gibi teknikleri de rahatlıkla kullanabilirler.
Örnek olay incelemesi metodunun faydaları:
   Bilgi ve tecrübelerini burada uygulanmaya koymaya çalışılır.ü
   Soyut düşünceler burada pratiğe, uygulamaya dönüştürülebilir.ü
   Bağımsız düşünme, orijinal fikir üretme ve bunu ortaya koyma ve tartışma özellikleri gelişir.ü
   Öğrenciler, sorunları tartışarak çözme yeteneği geliştirirler.ü
Örnek olay incelemesi metodunun olumsuz yönleri:
   Eğer örnek olaylar iyi seçilmez veya iyi ortaya konmaz ise, olaydaki çatışma ve tartışmalar çıkabilir.ü
   Öğrenciler yeterli bilgi ve tecrübelere sahip değil iseler katılım az olabilir ve değişik fikirler ortaya konamaz.ü

8.  DRAMA METODU
Sosyal hayat içinde ortaya çıkabilecek çeşitli durumları, öğrencilerin oyuncu olarak katıldıkları çeşitli sahneler içinde ortaya koymak ve dersi bunun üzerine bina etmek demektir.
İnsan hayatında hayal gücünün en hür ve yaşama hakim olduğu dönemler, çocukluk dönemleridir. İnsanlar, hayatlarındaki en iyi tiyatro oyunculuğunu çocukluk dönemlerinde yaparlar. Her çocuk mükemmel bir tiyatro oyuncusudur. Örneğini bir kere gördükten sonra oynayamayacağı rol yoktur. İnsan büyüdükçe rol oynama alanlarını daraltmaya başlar. Dolayısıyla eğitim-öğretim sırasında da çocukların bu özelliğinden faydalanmak gerekir.
Drama metodu, çocuk hayatında çok önemli bir yer tutan oyun yeteneğinin kontrollü bir şekilde eğitim hayatına aktarılması demektir. Bu metodu iyi kullanmak için öğrencilerin bilgisi kadar yaratıcılıkları da çok önemlidir.
Drama metodunun yararları:
   Öğrenciler rol oynama içinde kendi duygu ve düşüncelerini daha rahat ifade etme imkânı bulabilirler.ü
   Başkaları ile daha rahat ilişki kurma becerileri geliştirirler.ü
   Öğrencilerin dinleme ve konuşma becerileri gelişir.ü
   Tutumü ve kavram geliştirmede, sosyal durumları analiz etmede, toplumsal problemlerin çeşitli boyutlarını görüp çözüm geliştirmede, liderlik ve yöneticilik özelliklerini ortaya çıkarmada yararlıdır.
   Öğrencileri belli konularda araştırma yapmaya ve işbirliği içinde çalışmaya sevk eder.ü

ÖĞRETİM TEKNİKLERİ.......
A- Grupla Öğretim Teknikleri
1. Beyin Fırtınası :
Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek ve hayal yoluyla düşünce ve fikir üretmek için kullanılan yaratıcı teknik. Buna buluş fırtınası da denilmektedir.
Temel ilkesi, bir problemi çözmede görevlendirilen grubun üyeleri mümkün olduğu kadar çok fikir üretirler. Burada fikirlerin savunulması istenmez.
Özelliği
1. Toplantının amacı ya da sorunun ne olduğunun belirtilmesi.
2. Zaman sınırı belirlenmeli, bu süre içinde herkesin katkı sağlaması istenmeli.
3. Tartışma bitince analiz edilmeli, değerlendirilmesi ve yeniden örgütlenmesi yapılmalı.
4. Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilmeli.
Beyin fırtınası ile problem çözmede istenilen düşünce yöntemleri farklılıklar göstermekle birlikte en çok yararlanılan çözüm yolları, benzerinden yararlanma, fikir bağlantıları kurma ve zarardan yarar çıkarmadır.

2. Gösteri :
İzleyici grubun önünde bir işin nasıl yapılacağını göstermek ya da genel ilkeleri açıklamak için başvurulan tekniktir. Sınıf içerisinde genellikle öğretmen ya da varsa kaynak kişilerce yapılır. Bu tekniği uygulamak için sınıf içinde etkin ve yoğun hazırlık gerekir.
Özelliği
1. Tüm öğrencilerin problemsiz, iyi duyuyor ve görüyor olması gerekir.
2. Bilinmeyen terimlerin kullanılmasından kaçınılmalı.
3. Öğrencilerde merak uyandıracak soruların sorulmasına dikkat edilmeli.
4. Öğrenciler etkinliğe katılmak için cesaretlenmeli.
Tüm gösterilerin öğretmen tarafından gerçekleştirilmesine gerek yoktur. Gerektiğinde öğrenciler bunu kendi aralarında yapabilmelidir.

3. Soru-cevap:
Öğrencilere düşünme ve konuşma alışkanlıkları kazandırma bakımından önemli bir tekniktir.
Özelliği
1. Bütün sınıfı ilgilendiren sorular , tüm sınıfa sorulmalı ve aynı anda herkes cevabı bulmak için
düşündürülmeli ve daha sonra cevap verecek kişi belirlenmeli.
2. Doğru cevaplar anında pekiştirilmeli.
3. Öğrenciye soru yöneltiliyorsa bunun belli bir sıraya göre değil de seçkisiz (random) yolla
sorulmasında yarar vardır.
4. Konuşma zorluğu çeken ve yanlış cevap veren öğrenciler sabırla dinlenmeli. Onları küçük düşürücü
davranışlardan kaçınılmalı.

4. Rol Yapma :
Öğrencinin kendi duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etmesini sağlayan tekniktir. Öğrencinin iyi rol yapabilmesi için yaratıcı düşünce önemlidir. Rol yapma, sosyodrama olarak da adlandırılır. Diğer bir deyişle sosyodrama, öğrencilere, insan ilişkileri konusunda daha çok bilgi, beceri ve anlayış kazandırmayı öngören ve oyun (drama) tekniklerinden yararlanma temeline dayalı deneysel bir eğitim tekniğidir.
Belirtilen aşamalar sınıf içi etkinliklerini yönlendirmede etkili olabilir. Bunlar, ortam yaratmak, rol yapmak için sahneyi hazırlamak, roller için öğrencilerin seçilmesi, rollerin oynanması, olayın tartışılması vb.

5. Drama :
Öğrencilere hangi durumlarda nasıl davranılması gerektiğini yaşayarak öğreten bir tekniktir. problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Bu teknik, bilinen en eski öğretme tekniklerinden birisidir. Çok kullanışlı ve yararlı olduğu için günümüzde okullarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Özelliği
1. Etkili ve dikkatli dinleme yeteneğini geliştirir.
2. Kişinin kendine olan güvenini artırır.
3. Anlama yeteneğini ve yaratıcılığı artırır.
4. Akıcı konuşmayı geliştirir.
5. Dile hakimiyeti ve iyi ifade yeteneğini pekiştirir.
Drama tekniğinin iki türü vardır, bunlar biçimsel ve doğal drama tekniğidir.

6. Benzetim :
Sınıf içinde öğrencilerin bir olayı gerçekmiş gibi ele alıp üzerinde eğitici çalışma yapmalarına olanak sağlayan tekniktir. Diğer bir tanımla, öğrenciyi desteklemek üzere gerçeğe uygun olarak geliştirilen bir model üzerinde yapılan bir öğretim yaklaşımıdır. Benzetim tekniği bir düşünce değil, bir hareket bir olaydır. Benzetim tekniğinin uygulanmasında öğrencilerin iş görüleri gerçektir ancak öğretmen tarafından ortaya konan durum ya da olay yapaydır gerçek değildir.
Özelliği
1. İleride alabilecekleri rollere daha iyi hazırlanabilirler.
2. Bildikleri ilkeleri hayata geçirebilme yetilerini geliştirirler.
3. Öğrenmeye daha çok güdülenirler.
4. Analiz ve sentez yapabilme yetilerini geliştirir.
5. Diğer bireylerle daha iyi iletişim kurabilirler.

7. İkili ve Grup Çalışmaları :
Öğrenci sayısına göre bir konu üzerinde sınıfın gruplandırılması ve sınıf içi etkinliğinin soru cevap tekniği ile sağlanması.
Özelliği
1. Öğretmen yapılacak etkinlikler hakkında öğrencilere bilgi vermeli.
2. Etkinliğin uzunluğu 5-2O dakika arasında olmalı.
3. Tüm etkinliklere herkesin eşit süreyle ve katılımları sağlanmalı. Etkinlik sırasında mümkünse öğretmen dışında bir gözlemci sınıfta bulunmalı.

8. Mikro Öğretim :
Yüz yüze eğitimin gerçekleştirilmesi için sınıf içinde uygulanan tekniktir. Başarısızlık tehlikesinin düşük, öğretme yeteneği olanaklarının yüksek olduğu yapay ortamlarda öğretmen adaylarına hizmet öncesi deneyim kazandırır. Bu teknikte dersler kısa tutulur ve öğrenci sayısının az olmasına dikkat edilir. mikro öğretim çoğunlukla öğret-yeniden öğret çevrimi adı verilen bir sınama yanılma durumu olarak saptanır. Bu çevrim altı basamaktan oluşur :
1. Verilen görevin gereklerine uygun bir mikro ders hazırlanır.
2. Belirlenen mikro ders öğretilir.
3. Öğretmen işlemin ne derece başarıyla yerine getirildiğine dair dönüt alır.
4. Alınan dönüt ışığında mikro ders yeniden düzenlenir
1. Mikro ders yeniden öğretilir.
2. Bu defa öğretme işleminde gerçekleştirilen ya da gerçekleştirilemeyen iyileştirmelerle ilgili sözlü, yazılı ya da teyple dönüt alınır.

9. Eğitsel Oyunlar :
Öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlayan tekniktir. Özellikle öğrenmeye yönelik olması ve bir amaç için sınıf içinde uygulanması gerekir. Eğitsel oyunlar derste konular, ilgi çekici duruma getirebilir, en pasif öğrencilerin bile bu etkinliğe katılmaları sağlanabilir. Burada öğretmenin diğer önemli bir rolü, oyunu sürekli kontrol etmesi ve ilgi göstermesidir. Diğer önemli husus ise, oyun oynarken zayıf öğrenciler hata yaptığı zaman üzerinde durulma ması ve herkesin etkin olarak oyuna katılımının sağlanmasıdır.

B. Bireysel Öğretim Teknikleri

1. Bireyselleştirilmiş Öğretim :
Öğrenme hızlarındaki farklılık ve öğrenciler arasındaki bireysel farklılığın giderilmesi, her öğrencinin öğrenme hızına uygun düşecek bir öğretim yapılması, öğretimin bireyselleştirilmesi ile mümkün görülmektedir.
Bireysel öğretim tekniği kullanılırken öğretmen ve öğrencilere yeni roller düşmektedir. Öğretim öğrenci merkezli olmaktadır, öğrencilerin öğretim etkinliğine aktif olarak katılma, nasıl öğreneceklerini kararlaştırma vb. sorumlulukları yüklenmelerini gerektirmektedir. Bireysel gereksinimlere dönük grup çalışmalarında değişik etkinliklere yer verilerek öğrencilerin değişik çalışmalar yapmaları sağlana bilinir. Bunun için :
• - Dönüşümlü günlük çalışma. - Beceri geliştirme çalışmaları,
• - Plânlı grup çalışmaları.-Düzey geliştirme çalışmaları yapılabilir.

2. Programlı Öğretim :
Ünlü psikolog Skinner'in pekiştirme ilkeleri esas alınarak ortaya atılmış bir öğretim tekniğidir. Burada temel felsefe , öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi gibi iki önemli yeniliği gerektirmesidir.
Programlı öğretim tekniğinde öğrenci belirlenen hedef ve davranışlara kendi algı hızıyla bireysel bir çalışma sonucunda ulaşmaktadır. Programlı öğretim araç ve yöntemleri Programlı öğretime göre hazırlanmış kitap ve programlı öğretim makinelerini ve bilgisayar destekli eğitim araç ve yöntemlerini kapsamaktadır.
Programlı öğretimin temelini oluşturan Skinner ‘in pekiştirme ilkesi;
A. Küçük adımlar ilkesi
B. Etkin katılım ilkesi
C. Başarı ilkesi
D. Anında düzeltme ilkesi
E. Dereceli ilerleme ilkesi
F. Bireysel hız ilkesi
Şeklinde altı ana başlıkta geliştirilmektedir ve bu ilkelerden bugün dünyada doğrusal, dallara ayrılan ve atlamalı dallara ayrılan yazýlým modelleri şeklinde uygulanmaktadır.

3. Bilgisayar Destekli Öğretim:
Bilgisayarın öğretme sürecinde öğretmenin yerine geçecek bir seçenek değil, sistemi tamamlayacak güçlendirici bir araç olarak girmesi esastır.
Uygun öğretim programları sayesinde öğrenci kendi hızına göre çalışır ve istediği kadar tekrar yapma imkanına kavuşur.
Bilgisayar destekli Öğretim Programlarının uygulanışı;
A. Alıştırma ve tekrar yazýlýmı
B. Birebir öğretim programları
C. Problem çözmeye yönelik programlar
D. Benzetim programları şeklinde olmaktadır.
Bilgisayarlı öğretimin iki temel niteliği etkililik ve yararlılıktır.
Etkililik niteliği eğitim görevlerini daha iyi başarma yönünde umut vaat ederken , yararlılık niteliği geleneksel uygulamaları değiştirmeyi ifade eder.

23/6/2009

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Rol Oynama ve Yaratıcı Drama Seminer Çalışması

Drama Nedir?

l “Drama Yapmaktır”
Duyarım Unuturum
Dinlerim Anımsarım
Yaparım Anlarım
Çin Atasözü
l Drama doğrudan doğruya yaşamaktır/ yaşam sanatıdır
l Bir ya da birden çok insanın bir yaşam durumunu tiyatro süreçleri içerisinde yeniden türetmesidir.
l Rol oynama, bir fikir, durum, sorun ya da olayın bir grup önünde dramatize edilmesidir.
l Drama çağrışımların, duyguların, bilgi ve deneyimlerin özgürleştiği bir ortamın sağlanmasıdır

Eğitim ve Drama
Eğitimde Dramanın Bireyler Üzerine Etkileri


l Bilişsel, dil, motor ve sosyal açıdan gelişmesi
l Kendisini başkasının yerine koyarak çok yönlü düşünmesi
l Kendini ifade edebilmesi
l Öğrendiklerinin kalıcı olması
l Değişik yaşantıların tanınması/ fark edilmesi
l Eğitimde ve öğretimde aktif rol alması
l Rahatlaması
l Sorumluluk duygusunun gelişmesi

Drama Ne Değildir?

l Tiyatro yapmak değildir

l Oyunculuk / aktörlük değildir
Drama, bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir tümceyi, bir fikri ya da bir yaşantıyı, bir olayı tiyatro tekniklerinden yararlanarak oyun ya da oyunlar geliştirerek canlandırmaktır.

Eğitimde Drama Teknikleri

l Giriş etkinlikleri (ısınma)
l Doğaçlama
l Rol oynama
l Mim
l Kukla
l Hikaye anlatma

Doğaçlama

• Öğrencilerin bir olayda katılımcı haline gelip olayların akışını/ seyrini şekillendirdiği bir durum çalışmasıdır.

• Öğrenciler kendi diyaloglarını, hareketlerini birbirleri ile iletişim halinde iken yaratırlar.

Rol Oynama

l Öğrencilerin bir “rol” üstlendiklerinde kendilerine düşen kısmı belli bir durum içerisinde kendileri veya bir başkasıymış gibi oynamalarıdır/ canlandırmalarıdır.

l “Oynamak” öğrencilerin olabildiğince yaratıcı, eğlenceli ve güvenli bir ortamda üstlendikleri rolü oynamaktır.


Mimik

l Sözcük ya da ses kullanmadan sadece hareketlerle yapılan dramadır.

l İşaretleri, yüz ifadelerini kullanarak durumları, karakterleri, hisleri ve nesneleri sözsüz bir şekilde aktarır.

23/6/2009

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Zihin Haritasi Yontemi Seminer Çalışması

TARTIŞMA YÖNTEMİ
Kavram Olarak:
Herhangi bir grubun, bir başkanın yönetimi altında, belirli bir düzen içinde hepsini ilgilendiren sorunlar üzerinde ve belirli bir amaca dönük karşılıklı görüşmeleri ve soruna en uygun çözüm yolunu bulmaya çalışmalarıdır. Tartışma yöntemi dinleyerek ve fikir alışverişinde bulunarak öğrenmeyi tercih edenler için etkilidir.

Tartışma, Yöntem mi, Teknik mi?
Tartışma, konunun “Niçin”ini ortaya koymaya yarayan, öğrenci merkezli bir yöntemdir. Tartışma yönteminin değişik tekniklerle uygulanması olanaklıdır. Bunlar: münazara, vızıltı grupları, beyin fırtınası, forum ve seminerdir.

Özellikleri:
• Öğrenci merkezlidir.
• Tartışma bir söyleşi (sohbet) değil, amaçlı bir konuşmadır.
• Tartışmanın başarıyla sonuçlanması için, üyelerin konuştukları konu üzerinde yeter bilgilerinin bulunması ve konuşmalarını bulgulara dayandırmaları gerekir.
• Konunun tartışılabilir özellikte olması gerekir. Örneğin a2 + b2 = c2 eşitliği bir gerçektir. Bu nedenle tartışma konusu olamaz.
• Tartışma ne bir monolog nede bir seri sorulardır; fakat karşılıklı konuşmadır.
• Etkili bir tartışmada her bireyin her zaman konuşması gerekmez, ama herkesin etkinliğe katılması gerekir.
• Bazen üyelerden bazıları yalnız oturur, dinlerler.
• Genellikle tartışmaya ne kadar çok öğrenci katılırsa, tartışma o kadar iyi olur.
• Tartışma anlatma, soru-cevap metotlarından farklıdır.
• Tartışma bazı sonuçlarla bitmemelidir.
• Herhangi bir sonuca ulaşılamıyorsa, en iyisi konuşulanlar toplanmalıdır. Bazen konuşmalar bir rapor haline getirilebilir.

Avantajları:
• Öğrencilere kendilerini ifade etme şansı tanıdığı için öğrenilenlerin daha kalıcı olmasını sağlar.
• Öğrencilerin dinleme ve konuşma yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunur.
• Öğrencilere aynı konularda başkalarının görüşlerini öğrenme ve tepkide bulunma fırsatı verir.
• Öğrencilere sınıf önünde görüşlerini ifade etme cesareti verir.
• Öğrencilere başkalarının fikirlerine karşı saygılı olmayı öğretir.
• Öğrencilerin birbirlerinden öğrenmelerine ve bazı yeteneklerinin ortaya çıkmasına sebep olabilir.
• Konuları tekrarlama, kavrama, bilgilerin hayattaki pratik değerlerini ortaya koymada etkili bir yöntemdir.

Sınırlılıkları:
• Diğer öğretim yöntemlerine göre daha fazla hazırlık gerektirir.
• İyi hazırlanılmadığında ve amacından saptığında zaman başa geçmiş olur.
• Bazı öğrencilerin tartışmayı yönlendirmesine yol açabilir.
• Bir ders süresi içinde bitirmek zor olabilir.
• Bir konuyu anlatmak için çok yavaş bir yöntemdir.
• Her öğrenciyi ayrı ayrı değerlendirmek zordur.
• Diğer sınıfları rahatsız edecek kadar gürültüye yol açabilir.
• Çok kalabalık sınıflarda uygulaması zordur.
• Bazı öğrenciler tartışmaya katılmak istemezler.
• Tartışmayı konu üzerinde tutmak zordur.

Etkili Kullanım İçin Temel İlkeler (Dikkat Edilecek Hususlar)
• Öğretmen kendisi için yeni olan bir konuyu tartışmamalıdır. Uygun bir konu seçmelidir.
• Tartışmanın tıkanmaması için konunun tartışılacak boyutları önceden hazırlanmalıdır. Yani bir plan yapılmalıdır.
• Öğrenciyi motive edecek tartışma soruları önceden hazırlanmalıdır.
• Öğrencilerin konu hakkında ön bilgi edinmeleri sağlanmalıdır, aksi taktirde zaman boşa tüketilmiş olacaktır.
• “Niçin” veya “Nasıl” sorularıyla tartışmaya başlanmamalı; cevabı “evet” veya “hayır” şeklinde verilebilecek sorulardan kaçınılmalıdır.
• Yerel olaylar, gazete makaleleri, televizyon programları motivasyonu artıran konulardır.
• Öğrencilere düşünmeleri ve kendilerine ifade etmeleri için süre tanınmalıdır.
• Öğrenci soruyu cevaplayamazsa, soru yeniden ifade edilmelidir.
• Tartışmanın birkaç öğrenci tarafından götürülmesine izin verilmemelidir.
• Öğrencilerin kendilerini rahat ifade edebilecekleri bir ortam hazırlanmalıdır.
• Öğretmen yönetici değil, yönlendirici görevini üstlenir. Belirlenen konu dışına çıkmadan tartışmayı yönlendirmek, görüşleri özetlemek derlemek ve eşit söz hakkı tanımak öğretmenin görevleridir.
• Tartışma sonunda değerlendirme yapılmalı, bir sonuca ulaşılmalıdır

22/6/2009

Ölçme ve değerlendirme yöntem ve teknikleriyle ilgili sunu

Bu bölümde, eğitimde TKY uygulaması kapsamı içerisinde, eğitimde TKY’ nin ilkeleri, eğitimde TKY’ nin uygulanması, eğitimde TKY uygulamasının yararları, MEB’ nin okullardaki TKY uygulamaları, ISO 9000’ in eğitime uygulanması konuları ele alınarak açıklanmıştır.

 EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

 

Eğitimde kalite denildiği zaman, eğitim sisteminin beğenilmesi, kusursuzluğu, insanların yenilikleri izleyebilme bilgi ve becerisine sahip olması; kısaca bu davranışları gösteren insanların yetiştirilmesi akla gelmektedir. Eğitimde kalite doğru eğitimin, doğru zamanda, doğru kişilere, doğru mekanda, doğru eğitimlerle verilmesiyle gerçekleşir.

Eğimde toplam kaliteyi, Dahlgaard ve diğerleri kısaca şöyle tanımlıyor: “ Bütün işgören ve öğrencilerin aktif bir şekilde katıldığı sürekli iyileştirmeler ile artan müşteri tatmininin karakterize ettiği bir eğitim kültürü. “ Eğitimde toplam kalitenin varlığından söz edebilmek için bu tanımda da belirtildiği gibi herkesin katılımı, sürekli iyileştirme ve müşteri odaklılık esastır.

Eğitimde TKY uygulaması sonucunda esnek ve yaratıcı düşünce biçimi gelişmekte, sürekli gelişim birincil amaç olmakta ve sonuçta organizasyon kültürü değişmektedir. TKY’ nin eğitim kurumlarında uygulanabilmesinde, öncelikle üst yöneticilerin TKY’ yi benimsemeleri ve uygulamaya destek vermeleri gerekmektedir. Eğitim yöneticileri, astlarına güven duymalı, kalite konusunda bazı yetkilerini devretmeleri gerekmektedir. Yetki devri ve kaynak kullanımında esneklik sağlanması, performans yönlü kültürü geliştirmeyi kabul eden TKY anlayışının temel taşlarıdır.

Eğitim, öğrenimin yaşamımıza kalite kattığını kattığını anladığımız süreçtir. Eğitimde TKY ile birlikte öğrencilerde yüksek başarıya duyulan istek, sevgi ve saygı artmakta, eğitim konuları sevilmekte, konular hakkında ayrıntılı bilgiler öğrenmeye karşı oluşan talep artmaktadır.

 

DEMİNG’ İN EĞİTİME UYGULANAN 14 İLKESİ

 

TKY’ nin gelişmesinde önemli katkıları olan Deming’ in 14 ilkesinin eğitime uygulanması aşağıda açıklanmıştır.

1. Ürün ve hizmetin iyileştirilmesi için amaçlarda süreklilik yaratın: Okul, öğrencilerin potansiyellerini öğretmen ve öğrencilerin birlikte çalışmalarının iyileştirilmesi yoluyla arttırmalarına destek olmaya odaklanmalıdır. Sınav sonuçları ve çeşitli değerlendirme sembolleri, her bir öğrencinin doğasında var olan sürekli öğrenme sürecinden sağladığı  ilerlemeye göre önemsiz kalır.

2. Yeni felsefeyi benimseyin: Okul liderleri, öğretmen-öğrenci takımlarının daha çok yetkilendirilmesi kanalıyla yeni, sürekli iyileştirme felsefesini benimsemeli ve tamamen desteklemelidir. Yeni felsefenin sadece okul veya il/ilçe çapındaki sınav sonuçlarını iyileştirmeye yönelik uygulaması, başarı için şart olan güveni sarsar.

3. Kitlesel denetime bağlı kalmaya son verin: Öğrencilerin üretiminin temel getiri amacı olarak yalnızca sınavlarla yetinmek doğal olarak zaman kaybıdır ve güvenilirlikleri düşük olduğu kadar geçerlilikleri de genelde kısıtlıdır.                              Eğer hedef başarıyı arttırmaksa, ünitenin sonu öğrencilerin gelişimini değerlendirmek için çok geçtir. Öğrencinin eğitiminde testler ve diğer göstergeler, tüm öğrenme sürecinde bilimsel tanı ve öneri araçları olarak kullanılmalıdır. Öğrenme en iyi şekilde, öğrencilerin bilgi ve becerilerini gerçek yaşam uygulamalarında gösterdikleri performanslarıyla belirlenebilir. Öğrencilerden, eğer kendi eğitim süreçlerine sahip olmaları isteniliyorsa, çalışma ve gelişmelerini nasıl değerlendirmeleri gerektiği de öğretilmelidir.

4. Sadece fiyat etiketi üzerinden iş görme uygulamasına son verin: Okul içinde ve okul ile toplum arasında güven ve katılıma dayalı ilişkiler oluşturun. Herkesin hem tedarikçi hem de müşteri olarak rolü kabul ve saygınlık görmelidir. Öğrenci, öğretmen, yönetici ve toplum potansiyelini arttırmak için mümkün olan her durumda birlikte ortaklaşa çalışın.

5. Üretim ve hizmet sistemini sürekli olarak geliştirin: Okul yöneticileri öğretmenlerin kendi öğrenme kaliteleri ve kişisel gelişiminin diğer durumlarının kalitesinde, ( geçici ) başarısızlıklardan değerli dersler alırken, sürekli ilerleme sağlayacak şekilde yetkilendirildiği bir iç yapı oluşturulmalı ve bunu sürekli kılmalıdır.

6. Eğitim programları oluşturun: Okul liderleri, okulun kendi kültürü ve beklentilerine yabancı olan yeni eğitim çalışanları için eğitim programları oluşturulmalıdır. Etkili eğitim programları, yeni öğretmenler, hedefler belirlemekte, daha etkin öğretebilmek ve öğrencilerle birlikte çalışmalarının verimliliğini arttırmayı gösterir. Öğretmenler  de ayrıca öğrencilerin öğrenme hedefleri oluşturmak, okul çalışmalarında daha etkin olabilmek ve kendi iş verimliliklerinin kalitesini arttırmaya yönelik programlar oluşturmalıdır. Öğretmenler hem yaklaşım, hem de davranışlarıyla “ iyi bir öğrenen “ in nasıl olması gerektiğini öğrencilere göstermelidir. ( Eğitimciler, eğitimci olmayı, öğrenciliklerinde edindikleri modellemeden öğrenirler. )

7. Liderlik oluşturun: Okul liderliği öğretmen, veli, öğrenci ve toplum üyeleriyle “ koç “ veya “ mentor “ olarak, tüm öğrencilerin gelişime ve de öğretmen, öğrenci, veli ve bu ortak çabayı destekleyen toplum üyeleri tarafından en üst düzeye çıkarılması olayın değer kazandığı bir kurum yapısında, birlikte çalışmayı içerir. Liderlik tehdit veya cezalandırmak değil, yardımcı olmaktır.

8. Korkuyu uzaklaştırın: Korku iş yerinde olduğu gibi okulda da üretkenliğin karşıtıdır. Korku; okul kültürü ve onun içermesi gereken her güzelliği yıpratır. Kurumsal değişimler güç paylaşımı, sorumluluk paylaşımı ve mükafaat paylaşımını yansıtmalıdır.

9. Çalışanların bölümleri arasındaki engelleri yıkın: Öğretmen ve öğrenci üretkenliği, bölümlerin, öğrenmek ve keşfetmek için daha yoğun fırsatlar yaratma becerilerini arttırmak adına, birleştirdiklerinde çoğalır. Üretkenliği etkileyebilecek roller ve statü engellerini kaldıracak, bölümlerarası ve çoklu düzeyde kalite takımları oluşturun.

10. İş gücü için slogan, ders ve hedef oluşturmaktan vazgeçin: Öğretmenler, öğrenciler, yöneticiler, aileler ve toplum üyeleri, güç, sorumluluk ve ödüller adil dağıtıldığı sürece birlikte çalışmalarını iyileştirecek slogan ve öngörüleri oluşturabilirler. Eğitimdeki hedeflere ulaşılmadığında, bireyleri sorumlu tutmak yerine, sistemi düzeltin.

11. Sayısal kotalardan vazgeçin: öğrenme ve üretkenliği ölçmek için sayısal verilere yoğunlaşan ödev ve sınavlar, öğrenci gelişimi ve performansını tümüyle yansıtmazlar. Notlar son ürün olarak kabul edildiğinde, öğrencinin yatırımında uzun vadeli kazanımların yerini, kısa vadeli edinimler alır, bu da uzun vadede üretkenliğe zarar verir.

12. Çalışanların mutluluk ve gururunu önleyecek olan engelleri ortadan kaldırın: Öğretmen ve öğrenciler genelde başarılı olmak ve bununla gurur duymak ister. Okullar ortak çalışmalarla öğretmen ve öğrenci hatalarının sistemden kaynaklanan nedenlerini ortadan kaldırmaya uğraşmalıdır.

13. Etkin ve güçlü bir eğitim ve öğretim programı oluşturun: Okulun tüm paydaşları, kendi profesyonel ve kişisel dünyalarının sınırlarını aşan fikir ve ilgi alanlarının paylaşımıyla eğitimlerinin zenginleştirilmesinin teşvik edilmesinden yaralanırlar. Okul müşteri tatminini arttırmak ve önder konumunu sürdürmek istiyorsa, yönetici, öğretmen ve öğrenciler için sürekli eğitim programları hazırlanmalıdır.

14. Dönüşümü gerçekleştirmek için harekete geçin: Öğrenciler dahil olmak üzere her düzeydeki eğitim paydaşı, bu yeni felsefeyi öylesine iyi bir şekilde uygulamaya sokmalıdır ki, bu felsefe okul kültürü ve okul yapısının derinliklerine nüfuz edebilsin. Sadece öğretmen ve öğrenciler tek başlarına planı uygulamaya koyamaz. Bu planın okul sistemine uygulanabilmesi için, okulun tüm paydaşlarının katkısı ve sürekli üst düzey bir adanmışlık, planın iyi işlemesi ve uzun süreli olması için şarttır.     

 

EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN UNSURLARI

 

Bu kısımda lider öğretmen, öğrenci, sınıf yönetiminde kalite, öğrenen okul, değerlendirme kavramlarının TKY’nin eğitime uygulanması kapsamında ele alınarak açıklanacaktır.

 

1. Liderlik: Bütün organizasyonlarda olduğu gibi kalite organizasyonlarında da lider olmadan yeni bir sistemi uygulamaya geçirmek zordur. Özellikle bu, eğitim organizasyonları için daha da önem arz etmektedir. Grup üzerindeki etkileme gücü dikkate alındığı, eğitim organizasyonlarının, karşılaşılan çeşitli engelleri yıkmak, problemleri ortadan kaldırmak öğretmenleri personeli ve öğrencileri motive etmek ve ortak vizyon belirlemek için mutlaka iyi yetişmiş, güçlü eğitimde liderlere ihtiyaç  vardır.

 

Günlük yaşamda kalite felsefesini uygulamanın temel ilkesi iyiliksever ve dürüst bir liderlik anlayışına sahip olmaktır. İyilikseverlik ve dürüstlük kavramları olmaksızın da yönetici olabiliriz, ancak gerçek bir liderin iki özelliği de taşıması şarttır. Etkin bir lider, kendini sağlıklı bir biçimde değerlendirebilmeli ve çalışanlarını değerlendirirken de şeffaf ve samimi olmalı; bir takım senaryoların ardına gizlenmemelidir. En etkin liderler, işyerlerinde gerçek bir iyi niyet ortamı yaratırlar ve böyle bir ortamda kişiler akıllıca riskler almaktan ve zaman zaman da başarısızlığa uğramaktan korkmadan çalışabilir.

 

Lider, sorunların asla baskıyla çözülmediğini vurgular. Sorunlar tüm tarafların, herkes için daha kabul edilebilir bir durum ulaşmalarıyla çözülür. İlk çözüm işe yaramazsa, sorun yeniden ele alınır. Baskı asla bir seçenek değildir, böylece liderin ve çalışanların karşıt duruma düşmeleri neredeyse olanaksızdır.

 

Toplam kalite liderliğini uygulayan okullara damgasını vuran temel etken, karşılıklı bağımlılıktır. Öğretmenler, yöneticiler, öğrenciler ve aileler arasındaki ilişki hiyerarşik bir anlayış üzerine kurulduğu zaman, okulda kaliteye ilişkin ortak bir bilinç oluşmaz. (Çelik, 2000a:189)

 

2. Öğretmen: Öğretmen geniş anlamda öğrenciyi / öğrencileri grup içinde birey olarak tanımlayabilen, onun öğrenmesini etkileyen faktörlerle ilişkisini yorumlayan ve hangi performansı / yeterliliği en az riskle kazabileceğini yordayabilen ve bu anlamda geliştirdiği planı başarıyla uygulayabilen kişidir. (Ülgen, 1995:251)

 

Nitelikli ve kaliteli öğretmen, eğitimde kalitenin temel gereklerinden biridir. TKY açısından yaklaşıldığında öğretmenin temel işlevi öğrenme- öğretme süreçlerinin kolay işleyebileceği ortamlar hazırlamaktır. Bu süreçlerde öğrenmeyi kılavuzlayan biri olarak öğretmen, tüm öğrencilerinin öğrenmeleriyle ilgili sorumluluk sahibi bir danışman olmalıdır. Öğretmenler bir takım olarak birlikte okul amaçlarının gerçekleşmesi için çalışmak durumundadır. Bir öğretmenin bireysel çabası pek anlamlı değildir. Öğretmenler arasında güçlü bir işbirliği sistemi oluşturmalı, öğretmenler birbirinden öğrenmelidir. (Şişman, 1999, 506)

 

Öğretmenler öğretici çözümlerin yaratıcı görevlileridir. Her çocuk için ve her konuda, öğretici çözümler bulması, öğrenme- öğretme sürecinin çok bilinmeyenli bağlantılarını oluşturmaktadır. Öğretmen bu bağlantıları öğrenci merkezli bir yaklaşımla saptayacak ve her öğrencinin etkileşim süreci içindeki oluşumunu düzenleyecektir. Artık öğretmenler, öğrenciyi kaba kuvvet, disiplin kurulu ve sınıfta bırakma tehditleri korkutarak eğitmek yerine, onlara sevgiyle yaklaşarak, öğrenme çabalarına rehberlik etmek ve yardımcı olmak yöntemini seçmelidir. (Bilgen:1993:39)

 

 

3. Öğrenci: Öğrenci, okulun varlık nedeni ve temel girdisidir. TKY açısından öğrenci, okul sisteminin hem bir üyesi (katılımcısı), hem müşterisi, hem de ürünü olarak değerlendirilebilir. Öğrenci, okulun ve eğitimin müşterisidir. TKY terimleri ile kavramlaştırıldığında öğrenci, hem iç hem de dış müşteri konumunda değerlendirilebilir. Öğrenci aynı zamanda eğitimin bir ürünü ve çıktısıdır. TKY açısından öğrenci, sistemin edilgen bir üyesi olmayıp aktif bir katılımcısı, eğitim- öğretim hizmetinin üretilmesinin bir aracı olmalıdır.

 

            Kaliteli bir eğitim için baskıcı olmayan demokratik bie okul ve sınıf ortamında sorgulayan, katılan, gerektiğinde muhalefet eden öğrencilere gerek vardır. (Şişman,1999:505-506)

 

4. Öğrenen Okul: Öğrenen okulda söz konusu olan kavramlar ve kullanıldıkları anlamları şöyledir: (Töremen, 2001:105)

 

a-) Pedagoji: Aktif öğrenme üzerine vurgu.

b-) Program: Öğrenci merkezli programa doğru eğilim.

c-) Değerlendirme: Şekilsel ve pozitifi değerlendirme.

d-) İşbirliği: Kurumsal çalışma, mesai arkadaşları, diyalog ve müzakere.

e-) Ortaklık: Okullar, ebeveynler ve halk.

 

 

5. Sınıf Yönetiminde Kalite: Sınıf Yönetimi, eğitim yönetimi sıra diziminin ilk ve en temel basamağıdır. Sınıf öğrencilerle yüz yüze olunan bir yerdir. Eğitimin hedefi olan öğrenci davranışlarının oluşması burada başlar. Eğitim için gerekli birincil kaynaklar olan öğrenci, öğretmen, program, kaynaklar, sınıfın içindedir. Eğitim yönetiminin kalitesi büyük ölçüde, sınıf yönetiminin kalitesine bağlıdır. Sınıf yönetimi kararları, öğrencileri kontrolden çok, eğitimini kalite ve sürekliliğinin sağlamaya yönelik olmalıdır. (Başar, 1999:1517)

 

6. Değerlendirme: Öğretimin değerlendirilmesi süreci, öğretimin her aşamasında sürekli iyileşmesi gereken süreçlerden biridir. Son aşamada yapılacak bir değerlendirme ya da kalite kontrol işlemi, üretimi bitmiş bir ürün hakkında bilgi verir. Dolayısıyla ürün üzerindeki olası hataların ortadan kaldırılması olanaksız hale gelir. (Şişman, 1999:509)

 

            Konu insan olduğu zaman ortaya çıkacak hataların etkisi, herhangi bir ürün hatasından çok daha büyük olmaktadır.

22/6/2009

Toplam kalite yönetimi uygulamaları

Bu bölümde, eğitimde TKY uygulaması kapsamı içerisinde, eğitimde TKY’ nin ilkeleri, eğitimde TKY’ nin uygulanması, eğitimde TKY uygulamasının yararları, MEB’ nin okullardaki TKY uygulamaları, ISO 9000’ in eğitime uygulanması konuları ele alınarak açıklanmıştır.

 EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

 

Eğitimde kalite denildiği zaman, eğitim sisteminin beğenilmesi, kusursuzluğu, insanların yenilikleri izleyebilme bilgi ve becerisine sahip olması; kısaca bu davranışları gösteren insanların yetiştirilmesi akla gelmektedir. Eğitimde kalite doğru eğitimin, doğru zamanda, doğru kişilere, doğru mekanda, doğru eğitimlerle verilmesiyle gerçekleşir.

Eğimde toplam kaliteyi, Dahlgaard ve diğerleri kısaca şöyle tanımlıyor: “ Bütün işgören ve öğrencilerin aktif bir şekilde katıldığı sürekli iyileştirmeler ile artan müşteri tatmininin karakterize ettiği bir eğitim kültürü. “ Eğitimde toplam kalitenin varlığından söz edebilmek için bu tanımda da belirtildiği gibi herkesin katılımı, sürekli iyileştirme ve müşteri odaklılık esastır.

Eğitimde TKY uygulaması sonucunda esnek ve yaratıcı düşünce biçimi gelişmekte, sürekli gelişim birincil amaç olmakta ve sonuçta organizasyon kültürü değişmektedir. TKY’ nin eğitim kurumlarında uygulanabilmesinde, öncelikle üst yöneticilerin TKY’ yi benimsemeleri ve uygulamaya destek vermeleri gerekmektedir. Eğitim yöneticileri, astlarına güven duymalı, kalite konusunda bazı yetkilerini devretmeleri gerekmektedir. Yetki devri ve kaynak kullanımında esneklik sağlanması, performans yönlü kültürü geliştirmeyi kabul eden TKY anlayışının temel taşlarıdır.

Eğitim, öğrenimin yaşamımıza kalite kattığını kattığını anladığımız süreçtir. Eğitimde TKY ile birlikte öğrencilerde yüksek başarıya duyulan istek, sevgi ve saygı artmakta, eğitim konuları sevilmekte, konular hakkında ayrıntılı bilgiler öğrenmeye karşı oluşan talep artmaktadır.

 

DEMİNG’ İN EĞİTİME UYGULANAN 14 İLKESİ

 

TKY’ nin gelişmesinde önemli katkıları olan Deming’ in 14 ilkesinin eğitime uygulanması aşağıda açıklanmıştır.

1. Ürün ve hizmetin iyileştirilmesi için amaçlarda süreklilik yaratın: Okul, öğrencilerin potansiyellerini öğretmen ve öğrencilerin birlikte çalışmalarının iyileştirilmesi yoluyla arttırmalarına destek olmaya odaklanmalıdır. Sınav sonuçları ve çeşitli değerlendirme sembolleri, her bir öğrencinin doğasında var olan sürekli öğrenme sürecinden sağladığı  ilerlemeye göre önemsiz kalır.

2. Yeni felsefeyi benimseyin: Okul liderleri, öğretmen-öğrenci takımlarının daha çok yetkilendirilmesi kanalıyla yeni, sürekli iyileştirme felsefesini benimsemeli ve tamamen desteklemelidir. Yeni felsefenin sadece okul veya il/ilçe çapındaki sınav sonuçlarını iyileştirmeye yönelik uygulaması, başarı için şart olan güveni sarsar.

3. Kitlesel denetime bağlı kalmaya son verin: Öğrencilerin üretiminin temel getiri amacı olarak yalnızca sınavlarla yetinmek doğal olarak zaman kaybıdır ve güvenilirlikleri düşük olduğu kadar geçerlilikleri de genelde kısıtlıdır.                              Eğer hedef başarıyı arttırmaksa, ünitenin sonu öğrencilerin gelişimini değerlendirmek için çok geçtir. Öğrencinin eğitiminde testler ve diğer göstergeler, tüm öğrenme sürecinde bilimsel tanı ve öneri araçları olarak kullanılmalıdır. Öğrenme en iyi şekilde, öğrencilerin bilgi ve becerilerini gerçek yaşam uygulamalarında gösterdikleri performanslarıyla belirlenebilir. Öğrencilerden, eğer kendi eğitim süreçlerine sahip olmaları isteniliyorsa, çalışma ve gelişmelerini nasıl değerlendirmeleri gerektiği de öğretilmelidir.

4. Sadece fiyat etiketi üzerinden iş görme uygulamasına son verin: Okul içinde ve okul ile toplum arasında güven ve katılıma dayalı ilişkiler oluşturun. Herkesin hem tedarikçi hem de müşteri olarak rolü kabul ve saygınlık görmelidir. Öğrenci, öğretmen, yönetici ve toplum potansiyelini arttırmak için mümkün olan her durumda birlikte ortaklaşa çalışın.

5. Üretim ve hizmet sistemini sürekli olarak geliştirin: Okul yöneticileri öğretmenlerin kendi öğrenme kaliteleri ve kişisel gelişiminin diğer durumlarının kalitesinde, ( geçici ) başarısızlıklardan değerli dersler alırken, sürekli ilerleme sağlayacak şekilde yetkilendirildiği bir iç yapı oluşturulmalı ve bunu sürekli kılmalıdır.

6. Eğitim programları oluşturun: Okul liderleri, okulun kendi kültürü ve beklentilerine yabancı olan yeni eğitim çalışanları için eğitim programları oluşturulmalıdır. Etkili eğitim programları, yeni öğretmenler, hedefler belirlemekte, daha etkin öğretebilmek ve öğrencilerle birlikte çalışmalarının verimliliğini arttırmayı gösterir. Öğretmenler  de ayrıca öğrencilerin öğrenme hedefleri oluşturmak, okul çalışmalarında daha etkin olabilmek ve kendi iş verimliliklerinin kalitesini arttırmaya yönelik programlar oluşturmalıdır. Öğretmenler hem yaklaşım, hem de davranışlarıyla “ iyi bir öğrenen “ in nasıl olması gerektiğini öğrencilere göstermelidir. ( Eğitimciler, eğitimci olmayı, öğrenciliklerinde edindikleri modellemeden öğrenirler. )

7. Liderlik oluşturun: Okul liderliği öğretmen, veli, öğrenci ve toplum üyeleriyle “ koç “ veya “ mentor “ olarak, tüm öğrencilerin gelişime ve de öğretmen, öğrenci, veli ve bu ortak çabayı destekleyen toplum üyeleri tarafından en üst düzeye çıkarılması olayın değer kazandığı bir kurum yapısında, birlikte çalışmayı içerir. Liderlik tehdit veya cezalandırmak değil, yardımcı olmaktır.

8. Korkuyu uzaklaştırın: Korku iş yerinde olduğu gibi okulda da üretkenliğin karşıtıdır. Korku; okul kültürü ve onun içermesi gereken her güzelliği yıpratır. Kurumsal değişimler güç paylaşımı, sorumluluk paylaşımı ve mükafaat paylaşımını yansıtmalıdır.

9. Çalışanların bölümleri arasındaki engelleri yıkın: Öğretmen ve öğrenci üretkenliği, bölümlerin, öğrenmek ve keşfetmek için daha yoğun fırsatlar yaratma becerilerini arttırmak adına, birleştirdiklerinde çoğalır. Üretkenliği etkileyebilecek roller ve statü engellerini kaldıracak, bölümlerarası ve çoklu düzeyde kalite takımları oluşturun.

10. İş gücü için slogan, ders ve hedef oluşturmaktan vazgeçin: Öğretmenler, öğrenciler, yöneticiler, aileler ve toplum üyeleri, güç, sorumluluk ve ödüller adil dağıtıldığı sürece birlikte çalışmalarını iyileştirecek slogan ve öngörüleri oluşturabilirler. Eğitimdeki hedeflere ulaşılmadığında, bireyleri sorumlu tutmak yerine, sistemi düzeltin.

11. Sayısal kotalardan vazgeçin: öğrenme ve üretkenliği ölçmek için sayısal verilere yoğunlaşan ödev ve sınavlar, öğrenci gelişimi ve performansını tümüyle yansıtmazlar. Notlar son ürün olarak kabul edildiğinde, öğrencinin yatırımında uzun vadeli kazanımların yerini, kısa vadeli edinimler alır, bu da uzun vadede üretkenliğe zarar verir.

12. Çalışanların mutluluk ve gururunu önleyecek olan engelleri ortadan kaldırın: Öğretmen ve öğrenciler genelde başarılı olmak ve bununla gurur duymak ister. Okullar ortak çalışmalarla öğretmen ve öğrenci hatalarının sistemden kaynaklanan nedenlerini ortadan kaldırmaya uğraşmalıdır.

13. Etkin ve güçlü bir eğitim ve öğretim programı oluşturun: Okulun tüm paydaşları, kendi profesyonel ve kişisel dünyalarının sınırlarını aşan fikir ve ilgi alanlarının paylaşımıyla eğitimlerinin zenginleştirilmesinin teşvik edilmesinden yaralanırlar. Okul müşteri tatminini arttırmak ve önder konumunu sürdürmek istiyorsa, yönetici, öğretmen ve öğrenciler için sürekli eğitim programları hazırlanmalıdır.

14. Dönüşümü gerçekleştirmek için harekete geçin: Öğrenciler dahil olmak üzere her düzeydeki eğitim paydaşı, bu yeni felsefeyi öylesine iyi bir şekilde uygulamaya sokmalıdır ki, bu felsefe okul kültürü ve okul yapısının derinliklerine nüfuz edebilsin. Sadece öğretmen ve öğrenciler tek başlarına planı uygulamaya koyamaz. Bu planın okul sistemine uygulanabilmesi için, okulun tüm paydaşlarının katkısı ve sürekli üst düzey bir adanmışlık, planın iyi işlemesi ve uzun süreli olması için şarttır.     

 

EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN UNSURLARI

 

Bu kısımda lider öğretmen, öğrenci, sınıf yönetiminde kalite, öğrenen okul, değerlendirme kavramlarının TKY’nin eğitime uygulanması kapsamında ele alınarak açıklanacaktır.

 

1. Liderlik: Bütün organizasyonlarda olduğu gibi kalite organizasyonlarında da lider olmadan yeni bir sistemi uygulamaya geçirmek zordur. Özellikle bu, eğitim organizasyonları için daha da önem arz etmektedir. Grup üzerindeki etkileme gücü dikkate alındığı, eğitim organizasyonlarının, karşılaşılan çeşitli engelleri yıkmak, problemleri ortadan kaldırmak öğretmenleri personeli ve öğrencileri motive etmek ve ortak vizyon belirlemek için mutlaka iyi yetişmiş, güçlü eğitimde liderlere ihtiyaç  vardır.

 

Günlük yaşamda kalite felsefesini uygulamanın temel ilkesi iyiliksever ve dürüst bir liderlik anlayışına sahip olmaktır. İyilikseverlik ve dürüstlük kavramları olmaksızın da yönetici olabiliriz, ancak gerçek bir liderin iki özelliği de taşıması şarttır. Etkin bir lider, kendini sağlıklı bir biçimde değerlendirebilmeli ve çalışanlarını değerlendirirken de şeffaf ve samimi olmalı; bir takım senaryoların ardına gizlenmemelidir. En etkin liderler, işyerlerinde gerçek bir iyi niyet ortamı yaratırlar ve böyle bir ortamda kişiler akıllıca riskler almaktan ve zaman zaman da başarısızlığa uğramaktan korkmadan çalışabilir.

 

Lider, sorunların asla baskıyla çözülmediğini vurgular. Sorunlar tüm tarafların, herkes için daha kabul edilebilir bir durum ulaşmalarıyla çözülür. İlk çözüm işe yaramazsa, sorun yeniden ele alınır. Baskı asla bir seçenek değildir, böylece liderin ve çalışanların karşıt duruma düşmeleri neredeyse olanaksızdır.

 

Toplam kalite liderliğini uygulayan okullara damgasını vuran temel etken, karşılıklı bağımlılıktır. Öğretmenler, yöneticiler, öğrenciler ve aileler arasındaki ilişki hiyerarşik bir anlayış üzerine kurulduğu zaman, okulda kaliteye ilişkin ortak bir bilinç oluşmaz. (Çelik, 2000a:189)

 

2. Öğretmen: Öğretmen geniş anlamda öğrenciyi / öğrencileri grup içinde birey olarak tanımlayabilen, onun öğrenmesini etkileyen faktörlerle ilişkisini yorumlayan ve hangi performansı / yeterliliği en az riskle kazabileceğini yordayabilen ve bu anlamda geliştirdiği planı başarıyla uygulayabilen kişidir. (Ülgen, 1995:251)

 

Nitelikli ve kaliteli öğretmen, eğitimde kalitenin temel gereklerinden biridir. TKY açısından yaklaşıldığında öğretmenin temel işlevi öğrenme- öğretme süreçlerinin kolay işleyebileceği ortamlar hazırlamaktır. Bu süreçlerde öğrenmeyi kılavuzlayan biri olarak öğretmen, tüm öğrencilerinin öğrenmeleriyle ilgili sorumluluk sahibi bir danışman olmalıdır. Öğretmenler bir takım olarak birlikte okul amaçlarının gerçekleşmesi için çalışmak durumundadır. Bir öğretmenin bireysel çabası pek anlamlı değildir. Öğretmenler arasında güçlü bir işbirliği sistemi oluşturmalı, öğretmenler birbirinden öğrenmelidir. (Şişman, 1999, 506)

 

Öğretmenler öğretici çözümlerin yaratıcı görevlileridir. Her çocuk için ve her konuda, öğretici çözümler bulması, öğrenme- öğretme sürecinin çok bilinmeyenli bağlantılarını oluşturmaktadır. Öğretmen bu bağlantıları öğrenci merkezli bir yaklaşımla saptayacak ve her öğrencinin etkileşim süreci içindeki oluşumunu düzenleyecektir. Artık öğretmenler, öğrenciyi kaba kuvvet, disiplin kurulu ve sınıfta bırakma tehditleri korkutarak eğitmek yerine, onlara sevgiyle yaklaşarak, öğrenme çabalarına rehberlik etmek ve yardımcı olmak yöntemini seçmelidir. (Bilgen:1993:39)

 

 

3. Öğrenci: Öğrenci, okulun varlık nedeni ve temel girdisidir. TKY açısından öğrenci, okul sisteminin hem bir üyesi (katılımcısı), hem müşterisi, hem de ürünü olarak değerlendirilebilir. Öğrenci, okulun ve eğitimin müşterisidir. TKY terimleri ile kavramlaştırıldığında öğrenci, hem iç hem de dış müşteri konumunda değerlendirilebilir. Öğrenci aynı zamanda eğitimin bir ürünü ve çıktısıdır. TKY açısından öğrenci, sistemin edilgen bir üyesi olmayıp aktif bir katılımcısı, eğitim- öğretim hizmetinin üretilmesinin bir aracı olmalıdır.

 

            Kaliteli bir eğitim için baskıcı olmayan demokratik bie okul ve sınıf ortamında sorgulayan, katılan, gerektiğinde muhalefet eden öğrencilere gerek vardır. (Şişman,1999:505-506)

 

4. Öğrenen Okul: Öğrenen okulda söz konusu olan kavramlar ve kullanıldıkları anlamları şöyledir: (Töremen, 2001:105)

 

a-) Pedagoji: Aktif öğrenme üzerine vurgu.

b-) Program: Öğrenci merkezli programa doğru eğilim.

c-) Değerlendirme: Şekilsel ve pozitifi değerlendirme.

d-) İşbirliği: Kurumsal çalışma, mesai arkadaşları, diyalog ve müzakere.

e-) Ortaklık: Okullar, ebeveynler ve halk.

 

 

5. Sınıf Yönetiminde Kalite: Sınıf Yönetimi, eğitim yönetimi sıra diziminin ilk ve en temel basamağıdır. Sınıf öğrencilerle yüz yüze olunan bir yerdir. Eğitimin hedefi olan öğrenci davranışlarının oluşması burada başlar. Eğitim için gerekli birincil kaynaklar olan öğrenci, öğretmen, program, kaynaklar, sınıfın içindedir. Eğitim yönetiminin kalitesi büyük ölçüde, sınıf yönetiminin kalitesine bağlıdır. Sınıf yönetimi kararları, öğrencileri kontrolden çok, eğitimini kalite ve sürekliliğinin sağlamaya yönelik olmalıdır. (Başar, 1999:1517)

 

6. Değerlendirme: Öğretimin değerlendirilmesi süreci, öğretimin her aşamasında sürekli iyileşmesi gereken süreçlerden biridir. Son aşamada yapılacak bir değerlendirme ya da kalite kontrol işlemi, üretimi bitmiş bir ürün hakkında bilgi verir. Dolayısıyla ürün üzerindeki olası hataların ortadan kaldırılması olanaksız hale gelir. (Şişman, 1999:509)

 

            Konu insan olduğu zaman ortaya çıkacak hataların etkisi, herhangi bir ürün hatasından çok daha büyük olmaktadır.

18/6/2009

2009 Haziran Seminer Çalışması - Sosyal Bilgiler Proje Ve Performans Taslağı

http://www.mek.k12.tr/images/tanitim/Bodrum_Etkinlikler_2006_2007/2%20-%20%C3%B6%C4%9Fretmen%20seminer.jpg
2009 Haziran Seminer çalışması
http://www.sosyalbilgiler.info/indir/download.php?file=cd98152802f39cd7b0ee17d711bff07e

Bu da bir başka çalışma örneği,
http://www.sosyalbilgiler.info/indir/download.php?file=1d31131605016a477cf8ef4eb4a47342

Alternatif Link (Her iki çalışmada mevcut)
http://www.sosyalbilgiler.info/index.php?action=dlattach;topic=6997.0;attach=1335

18/6/2009

MESLEKİ ÇALIŞMA 2008-2009 SEMİNER DÖNEMİ PROJE VE PERFORMANS ÇALIŞMALARI-8.SINIF MÜZİK DERSİ PERFORMANS ÖDEV TASLAĞI

  KONU             :’’Yörük ALİ’’ Adlı Ege Bölgesi Türküsü.

Yörük Ali Efe, 1895 yılında, Aydın İli Sultanhisar İlçesi Kavaklı köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Sarı tekeli aşiretinden İbrahim oğlu Apti, annesi yine Yörüklerin Atmaca aşiretinden Fatma’dır.

Yörük Ali 19 yaşına geldiğinde, Aydın (il) dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin gurubuna katılmak istedi. Ağır bir sınavdan geçirilerek guruba alındı. Kısa zamanda Efe’nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak gurupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak gurubun başına geçti. Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe, bu süre içinde daima ezilenin mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.

Yörük Ali Efe 1919 senesinde dağdan indi. O sıralar düşman İzmir’i, ardından Aydın ve Nazilli’yi işgal etmişti. Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları, Aydın İli’nin Çine ilçesi Yağcılar köyünde toplanarak, Sultanhisar ilçesine iki kilometre uzaklıkta Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki güçlü ve tam teçhizatlı düşman karakoluna baskın yaptılar. Tarih:16 Haziran 1919. karakol tümüyle imha edildi. Oldukça önemli cephane ve erzak ele geçirildi. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu’da düzenli, bilinçli, ve milli şuurla düşmana yapılan ilk baskındır. Bu önemli başarı halka ümit ve cesaret vermiş, düşmanın yurttan kovulabileceğine olan inancını arttırmış ve Yörük Ali Efe’nin liderliğini perçinlemiştir. Düşman beklemediği bu baskın karşısında paniğe kapılmış, Nazilli’deki kuvvetlerini Aydın istikametine çakmıştır. Ne yazık ki çevreyi yakarak, yıkarak, masum insanları öldürerek... Daha sonra 7. Tümen kumandanı Şefik Aker’in başkanlığında kurulan halk meclisinde oy birliğince alınan karar uyarınca Aydın, Yörük Ali Efe emrindeki kuvvetler tarafından kurtarılmıştır. Ancak takviye kuvvetlerle güçlenen düşman ordusu Aydın’ı ikinci kez işgal etmiştir. Artık kanlı savaşlar başlamıştır. Köşk, Umurlu ve Dörtyol cephesi kurularak olağanüstü cesaretle, donanımlı ve sayıca çok fazla olan düşman kuvvetleri büyük kayıplara uğratılmıştır. Böylece düzenli ordu kurulana kadar yirmi aylık bir süre düşman kuvvetlerinin Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesi engellenmiştir.
Yörük Ali'nin Yenipazar'daki evinden hayat hikayesi
Büyüt
Yörük Ali'nin Yenipazar'daki evinden hayat hikayesi

Düzenli ordunun kurulması üzerine Yörük Ali Efe, emrindeki savaş deneyimi çok iyi olan büyük bir gurubu her ferdinin istek ve sevgisiyle orduyla bütünleştirmiştir. Kendisi de Milli Aydın Cephesi Komutanı olarak savaş sona erene kadar vatani görevini sürdürmüştür.

Yörük Ali Efe alçakgönüllü bir insandı. Kurtuluş Savaşı'ndaki rolü ile ilgili olarak yapılan övgülere verdiği şu cevabı her zaman hatırlanacaktır:

"Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Milli mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin şamatası olur mu ki?"

Cumhuriyet döneminde Yörük soyadını alan Ali Efe, Kurtuluş Savaşından sonra altı sene İzmir’de yaşadı, 1928 senesinde, Kurtuluş Savaşında bir süre karargahı olan Yenipazar’a taşındı. 1951 senesinde, şanssız bir kazada bacaklarını kaybetmişti ve 1953 yılında tedavi için gittiği Bursa’da vefat etti.

Yörük Ali Efe vasiyetinde Yenipazar’da toprağa verilmesini istedi. Ayrıca "Halkı iyidir, toprağı sever, toprağı seven insan sever. Ben orada rahat ederim dedi."

Kuvayı Milliye’nin bu değerli komutanı TBMM tarafından istiklal madalyası ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Türk halkının onun adına yaktığı bir türkü de vardır.

Yörük Ali Efe’nin Aydın 1997’de Aydın Belediyesi’nce yaptırılan heykeli, efelerin bıyıksız olamayacağı gerekçesiyle kaldırıldı ve 1998’de bıyıklı olarak yeniden dikildi. Ayrıca Yenipazar'da Yörük Ali Efe Müzesi'de yapılmıştır.

TV'de Bugün

Güncel Haberler
Toplist Toplist Tekno-Turk PR4 Toplist Genç Toplist | Pr:4 Toplist | Site Ekle |  Toplist | Link Ekle | Hit Kazandıran Toplist Sizinlink - Site Ekle, Link Ekle, Toplist, Url Ekle Site Ekle Cep Melodi Toplist
toplist hosting
-=--{ Kral Toplist - Site Ekle - Toplist - Add Url }--=- ToplisTR100 Toplistin Yeni Adresi..!  -  Toplist  Liste  Site Ekle Site Bul Top List Listeler NurTopu.CoM Link ALEMi Toplist LinkAlemi // Alemdeki Tüm Linkler www.linkalemi.com Güllübağlar Toplist Siteni Ekle Hit Kazan Pagerank 3 Toplist Güllübağlar Portal Toplist Toplist iyi siteler dizini Toplist, Zirvedekiler, Hit, Banner Değişim, Link Değişim, Hit Arttırma, Google Optimizasyonu, SEO, siteni ekle, sayaçi site ekleevden eve nakliyatlazer epilasyon TopList.BizimOrtam.Net - Kaliteli Siteler, Toplist, Site Ekle, Hit Kazan, Pr Arttir, Pagerank Arttir, Link Ekle, Tekil Hit, Cogul Hit, Url Ekle, Link Degisimi, Pr Degisimi, Pagerank Degisimi, Arama Motoru, Yeni Siteler, Mp3 Müzik Siteleri, Oyun Siteleri - site ekle - evden eve nakliye - evden eve nakliyat site ekle, arama, toplist, bedava
KAYIT ile Sitenizi UÇURUN ...